Merhaba Ziyaretçi; Bugün Saat
Sekizinci Imam Hz. Ali Riza

Sekizinci Imam Hz. Ali Riza (a.s) hiciri 148 yilinda zilkade ayinin 11. günü Medine’de dogdu. Babasi imam Musa Kazim (a.s), annesi isi Necme’dir. 35 yasinda iken imam oldu.

Abbasi sultanlarindan olan Me’mun, halkin ilgisini toplayabilmek için Medine’de bulunan Imam Riza’yi Horasan’a davet etti. Görünürde imam’a çok ihtiram gösteren Me’mun, hilafeti de ona teklif etti. Oyunlarin farkina varm imam, Me’mun’la babasinin cinayetlerinin mesuliyetini Kabul etmeyerek bu teklifi reddetti. Daha sonra Me’mun, imam’a veliahtlik teklif etti ve on baska bir seçenegin bulunmadigini bildirdi. Imam, memleket ve devlet islerine müdahale etmemek sartiyla bu teklifi Kabul etti.

Imam Riza (a.s) büyük ilim sahibi bir sahsiyetti. Bu yüzden Al-I Muhammed’in alimi’ diye ün yapmisti. O zamanda mevcut dinlerin temsilcilerini Horasan’a davet eden Me’mun, Imam’la münazara meclisleri tertiplerdi. Imam onlari bizzat kendi delilleriyle susturudu. Imamin, halkin kalplerine yer eden sevgisi gittikçe fazlalasiyordu. Günün birinde Me’mun, Imami Bayram Namazi kildirmakla görgevlendirdi. Imam bu teklifi Kabul ederken ceddi Resulullah gibinamaz kildiracagini sart kostu. Bayram günü sade bir elbise veyalin ayak, sehir disina namaz kilinacak yere giderken, halkin sevgi gösterisi ve tezahüratiyla karsilasti. Süslü elbiselerle, binekler üzerinde, Bayram Namazi yerine kadar imama refaket edecek olan devlet adamlari, hallkin imama gösterdigi ilgi karsisinda ne yapacaklarini sasirdilar ve Me’mun, oyunlarinin tutmadigini ve imamin kalplerdeki sevgisinin gün geçtikçe arttigini hisedince, buna tahammül edemeyip Hicri 203. yilininsafer ayinin sonuncu günü imami 55 yasinda iken zehirleyerek sehit etti. Mübarek nasini Tus sehri yakinlarinda bir yere defnettiler. Su anda Meshed Sehri olarak taninmakta olan bu yer, imamin asiklarinin ve dostlarinin ziyaretgahi olmustur.

MARAŞ OLAYLARI;

Maraş Katliamı, 19 Aralık ile 26 Aralık 1978′de Kahramanmaraş’ta meydana gelen Cumhuriyet tarihinin en önemli katliamlarından biri olarak anılmaktadır. Olaylar alevi ve sünni inançlı vatandaşlar arasında yaşanmıştır ve 12 Eylül Darbesine gerekçe olarak kullanılan ya da hazırlanan olaylardan biri olarak kabul edilmektedir.

Konu başlıkları [gizle]
1 Kronoloji
2 Aydınlık’ın iddiası
3 Devlete ait gizli rapor
4 Ayrıca bakınız
5 Kaynaklar

Siyasal nedenlerle körüklenen Alevi-Sünni ayrılığının Kahramanmaraş’ta gerginliği tırmandığı bir dönemde, 19 Aralık’ta kentteki Çiçek Sineması’na, o dönemin ender milliyetçi filimlerinden biri olan, Cüneyt Arkın’ın başrol oynadığı Güneş Ne Zaman Doğacak isimli filmin gösteriminde, saat 21:00′de Ökkeş Kenger adlı ülkücü bir gencin patlayıcı madde atması, olayların başlangıcı olarak Türk solu tarafından kabul edilmektedir.[1] Bombalama eyleminin sol görüşlü kişiler tarafında yapıldığını ileri süren kalabalık sağcı bir grup ile Türkoğlu ilçesinden gelen bir grup ülkücü Kanımız Aksa da Zafer İslam’ın ve Müslüman Türkiye sloganlarıyla seyirci kitlesini coşturarak Cumhuriyet Halk Partisi il merkezine, PTT ve Tüm Öğretmenler Birleşme ve Dayanışma Derneği binalarına saldırdı.A Bombanın patlamasından hemen sonra, Ülkücü Gençlik Derneği Kahramanmaraş şube başkanı Mehmet Leblebici ve ikinci başkan Mustafa Kanlıdere’nin talimatları ile bombayı attığı iddia edilen Ökkeş Kenger Ankara’ya Ülkücü Gençlik Derneğine telefon ederek yardım talebinde bulundu.Bianet 30 yıl önce Maraş katliamında neler olmuştu (16/12/08)</ref>

Ertesi gün Alevilerin oturduğu bir kıraathane bombalandı. 21 Aralık öğle saatleri Hacı Çolak ve Mustafa Yüzbaşıoğlu adlı iki sol görüşlü öğretmen silahlı saldırı sonucu yaşamlarını yitirdi. O zamanki Kahramanmaraş valisi Abdülkadir Aksu[2] kentte askeri güç gönderilmesini istemiştir, ancak talebi uygun görülmemiştir. 22 Aralık’ta öğretmenlerin cenazeleri getirildiği camide bulunan sağcı bir grup, ölenlerin cenaze namazının kılınmasına karşı çıkarak engelledi ve kalabalığın dağılması ile cenazeler ortada kaldı. Güvenlik güçlerinin müdahalesi ile karşılaşmayan sağcı grup, kent çarşısına yürüyerek orada toplanmış olan Alevilere ve Sünni’lerle çatışmaya girdi. Çatışmalarda üç insan öldürüldü.

22 Aralık gecesi sağcı gruplar Sünni mahallelerinde Alevilerin ertesi gün silahlı saldırı yapacağını anlatarak, bu kitlesel biçimde silahlanılmasını sağladılar.Aleviler ise silahlanmış ve çıkan olaylara cevap niteliğinde saldırılara hazırlanıyorlardı.Ve nitekim 23 Aralık’ta Kahramanmaraş’taki olaylar tarafların karşılıklı çatışmalarına dönmüştür.

24 Aralık’ta saldırıların polis kuvvetlerine yönelmesi üzerine, polis ile halk arasında çatışmayı önlemek amacı ile kentteki bütün polisler görev dışı bırakıldı.Sünni kesim bundan istifade ederek Aleviler üzerinde baskılarını arttırdı,insanlar galeyana gelmiş,durum kontrolden çıkmış ve il genelinde kaos ortamı yaşanmıştır. Günlerce süren karşılıklı saldırıları önlemek amacı ile Kayseri ve Gaziantep’ten askeri birlikler gönderildi.

Maraş olayları patlak verdiğinde CHP iktidar, Bülent Ecevit ise başbakan’dı. Olaydan sonra CHP’nin İçişleri bakanı ve ülkücülerin baş ajanı İrfan Özaydınlı yaptığı açıklamada olayların sebebinin sol örgütler olduğunu söylemiş, partisinden büyük tepki almıştır. Sonrasında da İçişleri bakanlığından istifa etmek zorunda bırakılmış, yerine Hasan Fehmi Güneş getirilmiştir. Bülent Ecevit, olayların kendisini uzun süredir direndiği sıkıyönetim talebine zorlamak için kontrgerilla tarafından çıkarıldığı bildirdi.

Sıkıyönetim olan IllerOlaylar nedeni ile Diyarbakır, İzmir, Suriye-İran-Irak gibi sınır boylarını çevreleyen iller de dahil olmak üzere birçok ilde sıkıyönetim ilanı gündeme gelmiş ve 26 Aralık 1978 saat 07.00 den itibaren İstanbul, Ankara, Kahramanmaraş, Adana, Elazığ, Bingöl, Erzurum, Erzincan, Gaziantep, Kars, Malatya, Sivas ve Şanlıurfa olmak üzere, toplam 13 ilde sıkıyönetim ilan edilmiştir. Daha sonra bu illerin sayısı arttırılmıştır.[3]

Saldırılar sonucunda resmi verilere göre 105 kişi öldü, 176 kişi yaralandı, 210 ev, 70 işyeri tahrip edildi. Resmi olmayan beyanlara göre ise ölü sayısı 500′e yakındır.[kaynak belirtilmeli]

Sıkı yönetim mahkemelerinde açılan davalar 1991 yılına kadar sürmüş, çoğunlukla sağ ve aşırı sağ görüşlü olarak nitelenen toplam 804 kişi hakkında dava açılmıştır. Sanıklardan 29 kişi idam, 7 kişi müebbet hapis, 321 kişi de 1-24 yıl arasında hapis cezaları ile cezalandırılmıştır. İdam ve müebbet hapis cezaları dışındakilere 1/6 oranında cezai indirim uygulanmış ve cezaları azaltılmıştır. Sıkı yönetim mahkemesinin kararı Yargıtay tarafından bozulmuş, yeniden yapılan yargılama sonucunda idam cezaları uygulanmamıştır.[kaynak belirtilmeli]

Ceza alanların cezaları da 1991 yılında çıkarılan Terörle Mücadele Kanunu nedeniyle ertelenmiş daha sonra da serbest birakılmışlardır. [4] Bu kişilerden bazıları daha sonra milletvekili olarak TBMM çatısı altında yer aldılar.[5][6]

O zamanın CHP milletvekili Oğuz Söğütlü Kahramanmaraş’ta yaşananların açık soykırımdan başka bir şey olmadığını, Alevi nüfusun yüzde 80′inin kenti terk ettiğini söylemiştir.

Olayın bir numaralı sanığı Ökkeş Kenger yargılanıp berat etmiş. Soyadını Şendiller olarak değiştirmiş, daha sonra XIX.Dönem Kahramanmaraş milletvekili seçilmiştir. 2008 yılında Maraş Olaylarının Perde Arkası – Kanlı Oyun adlı bir kitap yazmıştır. Ökkeş Şendiller, sol terör örgütlerinin tezgâhı olayların dönemin CHP hükümeti tarafından örtbas edildiğini savundu : Zamanın İçişleri Bakanı Hasan Fehmi Güneş, sol izini yok edip, milliyetçileri suçlu konumuna getirdi. ve Olayları Devrimci Savaş Örgütü ve Ermeni kökenli solcu terörist Garbis Altınyan çıkardı. Olaylardan hemen sonra İçişleri Bakanı CHP’li İrfan Özaydınlı Maraş’a gelip konuyu araştırdı. Ardından “Bu olayları sol örgütler yaptı” dedi. Özaydınlı Ankara’ya dönmeden Ecevit tarafından görevden alınıp yerine Güneş atandı. Güneş, olaylardaki sol izlerini silip, tüm suçu milliyetçilere yükleyen kurgular yaptı. demiştir.[7]

Aydınlık’ın iddiası 
Aydınlık Gazetesinin 12 Ocak 1979 tarihli sayısından aktarılmaktadır:

Kahramanmaraş katliamı, EDEM (Yağ Fabrikası) toplantısında kararlaştırıldı. Katliamdan 15 gün öncesine rastlayan toplantıya, EDEM ortağı Faruk Arıkan, Fabrikatör ve Hacı Çiftliğinin sahibi Muammer Pakdil, kardeşi Cahit Pakdil, Faruk Arıkan’ın ağabeyi Hacı Osman Arıkan, Pişkinler İplik Fabrikası sahibi Abdurrahman Pişkin, Çırçır ve Prese Fabrikatörü Sıddık Akdişli, Tanrıverdi Çırçır Fabrikası sahiplerinden Zekeriya Tanrıverdi, Yağlıca kardeşler Kooperatif şirketi sahipleri Kasım ve Ali Yağlıca, Fabrikatör Tarık Sarıkatipoğlu, Çırçır Fabrikatörü Mehmet Vakkasoğlu, Adalet Partisi İl Başkanı ve Kadıoğlu Çiftlikleri sahibi Faruk Kadıoğlu, Belediye Başkanı Ahmet Uncu, MİSK Bölge Temsilcisi Cemil Tozkoparan katıldılar…

Toplantının açış konuşmasını yapan Hasan Balcı, Bugüne kadar bizleri koruyabilmeleri için ülküdaşlarımıza her ay 250 bin lira para veriyorum. Sizler ise bugüne kadar bir kuruş yardım yapmadınız. Hükümete haddini bildirmek ve Alevi komünistleri yok etmek istiyorsak mutlaka birleşip bütün gücümüzü ortaya koymalıyız. Elbirliği yapalım, Maraş’ı komünistlerden, POL-DER’cilerden, TÖB-DER’cilerden temizleyelim demiştir

BİLGİLER
tarafından 14 Nisan 2014 - 22:49 tarihinde yayınlandı.
OKUNMA
Bu Yazı Şuana Kadar 389 kez Okunmuştur.
ETİKETLER
PAYLAŞ

Yoruma Kapatildi.